GÜNCEL&YEMEK

GÜNCEL&YEMEK
KÖŞEM

HAKKIMDA

Fotoğrafım
KÖRFEZ/KOCAELİ, MARMARA BÖLGESİ, Türkiye
1964'DE İZMİT'TE DOĞDU.LİSE TAHSİLİNİ İZMİT'TE TAMAMLADI.1984 SENESİNDE EVLENEREK İSTANBUL'A YERLEŞTİ.1986 ve 1988 DE MELİKE VE MERVE DOĞDU.KIZLARI KÜÇÜKKEN ÜNİVERSİTEYİ SOSYOLOJİ EĞİTİMİ ALARAK TAMAMLADI.HALEN İŞLETME OKUMAKTADIR.ÜSKÜDAR,KADIKÖY,KOCAELİ HALK EVLERİNDEN MEFRUŞAT,MİNYATÜR,TAKI TASARIMI,KUMAŞ BOYAMA,GÜMÜŞ KABARTMA ÇALIŞMASI,TAHTA BOYAMA,İNGİLİZCE,BİLGİSAYAR,TÜRK VE OSMANLI MUTFAĞI BÖLÜMLERİNDEN SERTİFİKALAR ALDI.26 YIL SONRA KOCAELİ'NE GERİ DÖNDÜ.BİRÇOK DERGİ VE GAZETELERDE YEMEK REÇETELERİ YAYINLANDI.YEREL KANALDA YEMEK PROGRAMI YAPTI.HALANIN YERİ TÜRK LOKANTASININ KURUCULARINDANDIR.İSTANBUL'DAKİ POLİTİKA ÇALIŞMALARINA KOCAELİ'DE DEVAM ETTİ.DSP'DE İKİ DÖNEM İL BAŞKAN YARDIMCILIĞI,İL VE KURULTAY DELEGELİĞİ,2014 GEBZE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞI,KADIN KOLLARI İL BAŞKANLIĞI, 25.VE 26.DÖNEM DSP KOCAELİ 1.SIRA MİLLETVEKİLİ ADAYI, DSP KADIN KOLLARI GENEL BAŞKANI OLDU.MART 2016 TARİHİNDE GÖREVİNDEN VE PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ.THÖKELİ İMRE & ZİRİNYİ İLONA MACAR DOSTLUK DERNEĞİ BAŞKANI.ADD KOCAELİ ŞUBESİ 2. BAŞKANI.HALEN KÖRFEZ İLÇESİNDE İKAMET ETMEKTEDİR.

ÖNSÖZ

MERHABA; SEVGİLİ YEMEK DOSTLARI!
YEMEK YAPMAK BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ VE ZEVKLİ BİR UĞRAŞ.TÜRK MUTFAĞININ MUAZZAM BİR MUTFAK OLDUĞUNA İNANANLARDANIM.ASLINI KORUMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR VE SAVUNUYORUM.DÜNYA MUTFAKLARINI DA BEĞENİYORUM ANCAK ÇOK PRATİK VE UYDURMA REÇETELERE KARŞIYIM.AİLEM SON DERECE FARKLI COĞRAFYALARDAN GELİYOR.BU YÜZDEN FARKLI YÖRELERİN BİR ÇOK YEMEĞİNİ EVİMDE PİŞİRİRİM.BABAM TOKATLI,ANNEM İSTANBULLU.ANNEMİN KÖKENİ EDİRNE,BEN İSE DOĞMA BÜYÜME İZMİTLİYİM. 26 YIL EVLİ OLDUĞUM YILLARDA İSTANBUL'DA İKAMET ETTİM.ESKİ EŞİM URFALIYDI.RAHMETLİ BABAM ASKER OLDUĞU İÇİN 35 YIL TÜRKİYE 'NİN FARKLI BÖLGELERİ VE FARKLI İLLERİNDE AİLEM İKAMET ETMİŞ.KONYA,ERZURUM,ANKARA,İZMİR,KAYSERİ,ESKİŞEHİR,İSTANBUL DOLAYISIYLA RAHMETLİ ANNECİĞİM HER İLDE BİR ÇOK YEMEK REÇETESİ ÖĞRENMİŞ VE BİZİM EVİMİZDE UYGULAMIŞTIR.EVLİLİK HAYATIMDA DA GÜNEYDOĞU YÖRESİ VE URFA MUTFAĞINI YAKINDAN ÖĞRENDİM.
YILLARDAN BERİ DERLEDİĞİM GELENEKSEL DAMAK ZEVKLERİMİZİ ,DÜNYA MUTFAKLARINI VE SON YILLARDA İNTERNET VASITASIYLA ÖĞRENDİĞİM REÇETELERİ SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.YEMEK SANATINA DAİR EDİNDİĞİM BİLGİLERİ SİZLERLE PAYLAŞMAKTAN BÜYÜK ZEVK DUYACAĞIM.AYRICA BLOĞUMDA GÜNCEL KONULARLA İLGİLİ YAZILARIMI DA PAYLAŞACAĞIM.
SEVGİ VE MUHABBETLE KALINIZ EFENDİM.
16 05 2007

30 Mayıs 2013 Perşembe

SANGRİA

SANGRİA

Sangria, meyveli bir şarap kokteylidir. İlk olarak İspanya veya Portekiz’de ortaya çıktığı düşünülen bu içki, bu ülkeler ile Latin Amerika'da yaygın olarak tüketilmektedir. Bu şarap kokteylinin kökeniyle ilgili bir diğer sava göre ise sangria, ilk olarak, Britanya kolonisi olduğu dönemlerde Antil adalarında tüketilmeye başlanmıştır.
Bu kokteyli hazırlamak için kırmızı şarap, meyve parçaları, şeker veya bal gibi bir tatlandırıcı, rom ya da votka gibi kuvvetli içkiler kullanılabilir. Sangria tarifi şöyledir:

MALZEMELER:

İnce dilimlenmiş 1 limon
İnce dilimlenmiş 1 portakal
İnce dilimlenmiş şeftali
İnce dilimlenmiş çilek
İnce dilimlenmiş ayva
İnce dilimlenmiş elma
Bir şişe limonata
750 ml kırmızı şarap(alkol derecesi düşük bir şarap tercih ediniz.Örneğin cumartesi şarabı)
Servis için buz

YAPILIŞI:

Bir sürahinin içine meyve dilimlerini koyunuz, sonra şarabı ekleyiniz. İyice karıştırınız ve 30 dakika boyunca buzdolabında bekletiniz. Sangrianız yeterince bekledikten sonra, limonatayı da ekleyiniz, karıştırınız ve bol miktarda buz ekleyerek içkinizi hazır hale getiriniz.
Afiyet olsun.

Meral UÇARI

www.guncelyemek.blogspot.com

TİRE KÖFTESİ



TİRE KÖFTESİ

MALZEMELER:

Dana kıyma (300 gram)
Ekmek içi (4 dilim)
Kuru soğan (1/2 adet)
Tuz (1 çay kaşığı)
Kimyon (2 çay kaşığı)
Tereyağı (2 çorba kaşığı)
Sarımsak (2 diş)
Domates (2 adet)
Kaymaklı yoğurt (4 çorba kaşığı)
Karabiber (1 çay kaşığı)
Tırnaklı pide (4 dilim)
Sivribiber (2 adet)
Maydanoz

YAPILIŞI:

300 gram dana kıymayı bir kaba alınız. Üzerine 2 çay kaşığı kimyon, 1 çay kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karabiber ve 4 dilim ekmek içi ekleyiniz. Üzerine yarım adet kuru soğanı rendenin küçük tarafıyla rendeleyiniz. Tüm malzemeyi elinizle yaklaşık 7-8 dakika kadar yoğurunuz. Bu sürenin sonunda köfteden küçük bir yumurta büyüklüğünde parçalar ayırıp, elinizin içiyle sıkınız ve ovalleştirerek bir tabağa aktarınız. Şekil verirken köftenin yapışmaması için elinizi ıslatıp, iki elinizin yardımıyla köfteyi yuvarlayarak inceltip, uzamasını sağlayınız. Ellerinizle yuvarlayıp bir karıştan kısa olacak uzunlukta şekillendiriniz. Bir şişi hafif ıslatınız ve köftenin ortasından geçirerek köftenin ortasını delip şişi geri çıkarınız. Bu işlemi tüm köfteler için uygulayınız. Bir tırnaklı ekmeğin her iki yüzünü ocağa aldığınız tavada kızartınız. Bu sırada 2 diş sarımsağı ince ince doğrayınız. Çekirdeklerini temizlediğiniz 2 adet sivribiberi önce uzunlamasına sonra enine ikiye kesiniz. Kızaran ekmeği tavadan alınız. Aynı tavaya 1 çorba kaşığı tereyağı koyup yağı eritiniz. Yağ eridikten sonra hazırladığınız köfteleri tavaya koyup, kızartınız. Köfteler renk alıp kızarmaya başladığında önceden doğradığınız sarımsakları ve biberleri tavaya koyunuz ve birkaç kez karıştırınız. Üzerine önceden ince ince doğradığınız 2 adet domatesi ilave ediniz ve tüm malzemeyi karıştırarak pişiriniz. Domatesler sos kıvamına geldiği zaman tabağın ortasına koyduğunuz tırnaklı ekmeğin üzerine, tüm yüzeyi kaplayacak şekilde biberleri diziniz. Biberlerin üzerine köfteleri ve en üste de hazırladığınız domates sosunu ve yanına da 4 çorba kaşığı yoğurdu koyunuz.Üzerini kıyılmış maydanozla süsleyerek servis ediniz..

Afiyet olsun.

Meral UÇARI
www.guncelyemek.blogspot.com

FAVA


 FAVA

MALZEMELER:

250 gr kuru bakla
1 adet kuru soğan
1 tatlı kaşığı tuz
4 adet küp şeker
4 su bardağı su
1 ufak çay bardağı sızma zeytinyağı
1 adet limon
1 demet dereotu

YAPILIŞI:

Baklayı geceden ıslatınız. Ertesi gün suyunu süzüp yıkayınız ve tencereye alınız.Kuru soğanı doğrayarak baklanın üzerine ekleyiniz. Tuzu ve şekeri ilave ediniz. Üzerine suyu da koyarak pişmeye bırakınız.Baklalar iyice suyunu çekip ezilecek kıvama geldiğinde ocağı kapatınız. Blenderdan geçirip pürüzsüz hale getiriniz.Dereotunun yarısını kıyıp içine karıştırınız .Küçük kek kalıplarını ıslatınız ve hazırladığınız favayı içlerine dökünüz. Buzdolabında birkaç saat dinlenmeye bırakınız.
Servis edeceğiniz zaman favayı kalıplardan ters çevirerek çıkarınız. Üzerine limon suyu ve zeytinyağını karıştırarak hazırladığınız sosu gezdiriniz. En son kıyılmış dereotu ile süsleyiniz.
Afiyet olsun.

Meral UÇARI

www.guncelyemek.blogspot.com

KREMALI MANTAR ÇORBASI


KREMALI MANTAR ÇORBASI

MALZEMELER:

300 gr mantar
4 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağı
1 kutu krema (200ml)
1,5 lt tavuk suyu
1 su bardağı süt
karabiber
tuz
maydanoz

HAZIRLANIŞI:

Tereyağı eritiniz unu ekleyiniz sararıncaya kadar kavurunuz. Tavuk suyunu ekleyip çırpma teliyle kaynayana kadar pişiriniz.
Mantarları temizleyiniz ince kıyınız (piyazlık dediğimiz şekilde) tavaya alınız 1 yemek kaşığı tereyağıyla hızlı ateşte suyunu salmadan soteleyiniz.
Kaynayan çorbaya kavurduğunuz mantarları, karabiberi, kremayı,sütü ekleyiniz. 5 dakika daha pişiriniz. Tuzunu atınız, ocaktan alınız.Kıyılmış maydanozla  sıcak servis yapınız.
Afiyet olsun.

Meral UÇARI

www.guncelyemek.blogspot.com

ROKANIN FAYDALARI




ROKANIN FAYDALARI:

Karaciğer ve safra hastalıkları üzerinde etkilidir.
İdrar söktürür.
Karında biriken suyu boşaltır.
Kanın temizlenmesine yardımcı olur.
Sıtma ateşini düşürür.
Eklem (Mafsal) iltihaplarını giderir.
Karaciğer ve dalak hastalıklarında faydalıdır.
Safrayı boşaltır.
Sarılığı keser.
Karaciğer ağrısını giderir.
İştah açar, hazmı kolaylaştırır.
Cinsel gücü arttırır.

Fazla miktarlarda tüketilmesi gaz problemine sebep olur.
Eğer diyet yapıyorsanız veya kilo probleminiz var ise, rokadan uzak durun.
Çünkü rokanın iştah açıcı özelliği var.

DUT VE YAPRAKLARININ FAYDALARI



DUT VE YAPRAKLARI

DUTUN FAYDALARI:

Taze veya kuru olarak da tüketilen dutun içinde çeşitli organik asitler, pektin ve şeker vardır.
Beyaz dutun 15-20 gram yaprağı üç su bardağı su ile kaynatıp içilirse iyi bir idrar söktürücü olduğu görülür.. Bu terkip aynı zamanda ateş düşürücü olarak da kullanılmaktadır..
Dutun taze yapraklarıyla derideki yaralara ve burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanamaları durdurur..
Dut hangi şekilde tüketilirse tüketilsin iyi bir kan yapıcıdır. Kişinin kilo almasını sağlar ve iştah açar..
Kara dutun yaprakları ve kabukları kaynatılıp elde edilen sıvı ile gargara yapılırsa boğaz, ağız ve diş eti iltihaplarına iyi gelir.. Ancak kara dut kabız yapabilir...
Sabah aç karnına olgunlaşmış beyaz dut yer ve üzerine su içerlerse bağırsaklarının çalışmasını sağlamış olurlar.. Ancak bu durum abartılırsa bu kez de ishale sebebiyet verebileceği bilinmelidir ..
Dutun anjine iyi geldiği rivayet edilmektedir..
Dut yemek ve pekmezini içmek kızamık ve su çiçeği hastalıkları için birebirdir.

İBNİ SİNA DİYORKİ:

“Tatlı dut yaprağı, üzüm yaprağı, siyah incir yaprağı yağmur suyu ile iyice kaynatılır, elde edilen mayi ile saçlar yıkanırsa, siyahlaştırır.. Dut ağacının kabuğu bal ile yenilirse, bağırsaktaki kurtları döker.. Ham dut yaprağı ağzında çiğnenirse, diş ağrısını keser.. Akrebin soktuğu yere konursa, ağrısını izale eder.. Beyaz dut yenilirse idrarı söktürür..
Dut yaprakları kaynatılıp birer bardak içilir ise ishale iyi gelir.. Ekşi dut yenirse ağız içi iltihaplanmasına ve safrayı söker iyi gelir..

İNTERNETTEKİ ÇEŞİTLİ TÜRKÇE SAYFALARDA DUTUN YARARLARI İLE İLGİLİ BİLGİLER:

“ - Beyaz dut yaprakları idrar söktürür, vücutta biriken suyu boşaltır..
- Aç karnına yenen beyaz dut barsak solucanlarını döker.
- Dutun taze yaprakları ile derideki yaralara ve burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanamalar durur..
- Ne şekilde tüketilirse tüketilsin iyi bir kan yapıcıdır.
- Sabah aç karnına yenir ve üzerine su içilirse barsakların çalışması temin edilir.
- Beyaz dutun 15-20 gr. yaprağı 3 su bardağı ile kaynatılırsa iyi bir idrar söktürücü olduğu görülür.. Bu terkip aynı zamanda ateş de düşürür..
İştah artırır, enerji verir..
- Kalsiyum ,demir,B1,B2 ve C vit .yönünden zengin.
Kara dut şurubu ya da kara dutun yaprak ve kabuklarının kaynatılması ile elde edilen sıvı ağız ve boğaz antisepsisinde, diş eti iltihaplarında kullanılır.”

IHLAMUR VE FAYDALARI


IHLAMURUN FAYDALARI:

Sinirleri yatıştırır ve rahatlatır. Kan dolaşımını düzenlemeye yardımcı olur. Uykusuzluğa ve iç sıkıntısına iyi gelir. Aybaşı ağrılarını hafifleterek daha kolay geçmesini sağlar. Sindirime yardımcı olur. İdrar söktürücüdür. Bağırsak ve böbrekleri temizler. Böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur. Kansızlığı giderir. Saç dökülmesini azaltır. Vücudu terleterek vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar. Soğuk algınlığı ve gribe iyi gelir. Göğsü yumuşatır, bronşları açar ve balgamı söker. Romatizmaya ve gut hastalığına iyi gelir. Burkulma ağrılarını hafifletir.

IHLAMUR NASIL KULLANILIR? :


Ihlamur çoğunlukla çay olarak tüketilir. Bunun dışında cilt bakımı için de kullanılır. Ihlamur çiçeğini kaynatıp suyu banyo suyuna eklenirse sinirleri yatıştırır ve cildi yumuşatır. Ihlamur, cilde parlaklık ve renk verir. Deriyi güçlendirir ve cildin yenilenmesine yardımcı olur.

GÜL SUYUNUN FAYDALARI


GÜL SUYUNUN FAYDALARI:

Gül suyunun faydaları, doğal gül yapraklarından damıtılarak ve herhangi bir kimyasal madde kullanılmadan elde edilmesi nedeniyle oldukça fazladır.
Gül suyu; tıp, kozmetik, mutfak gibi hayatımızın birçok alanında başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.
Gül, dünya üzerindeki birçok millet için sonsuz güzelliği ve aşkı temsil eden kutsal bir çiçektir. Kırmızı veya sarı, pembe veya beyaz olsun tüm güller çok zarif görünür ve hoş bir esans yayar. Ayrıca güller ve gülden yapılan ürünler, bir dizi tedavi edici faydaya ve değerli özelliğe sahiptir.
Gül suyu, gül yapraklarından damıtılarak elde edilen ve en bilinen ürünler arasında yer alır; tıpta, kozmetikte, mutfakta ve başka birçok yerde kullanılır.
Gül suyunun çok hoş tadı ve kokusu vardır. Yüksek kaliteli ürünler sadece damıtılmış su ve saf gül yağı içerirler. İyi kaliteli bir gül suyu, Eski İran ve Mısır’da çok değer görürdü ve Kleopatra’nın en çok kullandığı güzellik ürünüydü.
Eski Hindistan’da gül suyu içeren tarifler, özel bazı dini ritüeller için kullanılırdı. Eski Yunan’da ve Orta Doğu’da gül suyu, çeşitli egzotik yiyeceklerin özellikle baklava gibi tatlıların lezzetini arttırmak için kullanılırdı.
Gül suyunun sayısız faydası var
Gül suyunun sayısız faydaları arasında antibakteriyel, yatıştırıcı, tedavi edici ve antiseptik özellikleri yer alır. A, C, D, E ve B3 gibi flavonoid ve vitaminler açısından çok zengindir. O nedenle, tedavi edici çay şeklinde alındığında, vücudumuzu faydalı besleyici maddeler ve minerallerle zenginleştirip böbrek enfeksiyonu ve kalp hastalığı riskini azalttığı gibi sindirim sorunlarını ve sinir gerilimini giderir, paradontoz gibi hastalıkların neden olduğu diş ağrılarını ve göz tahrişini geçirir.
Gül suyu cilt enfeksiyonlarını tedavi ediyor
Esas olarak gül suyunun faydaları, cilt enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılır ve bu doğal ürün, pek çok cilt bakımı tekniği için önemli bir etken maddedir. Mükemmel derecede yatıştırıcı etkileri vardır.
Kuruyan ve yaşlanan ciltlere iyi gelir
Kuru ve yaşlanan ciltlerde iyileşme yaratır. Cildi temizler ve tonik etkisi yapar.
Ciltte oluşan şişliği ve kızarıklığı azaltır. Siyah noktalardan kurtulmaya yardımcı olur.
Saç bakımında gül suyu
Gül suyu cilt için bilinen birçok yararının yanında aynı zamanda saçlar için de çok faydalıdır. Bu yüzden saç bakım ürünleri ve şampuanların içeriğinde çok sık kullanılan bir maddedir.
Gül suyu, saç derisine giden kan akışını arttırır, böylelikle saç kökünü besler, güçlendirir ve saç dökülmesini önler.
Aldığınız ve kullandığınız gül suyunun % 100 doğal bir ürün olması çok önemlidir. Eczanelerde ve marketlerde satılan gül suyu ürünleri, çoğu zaman sentetik gül suyu veya katkı maddeleriyle üretilenlerdir.
Gül suyunu evde üretmenin birçok şekli ve yöntemi bulunmaktadır ve bu şekildeki gül suyu tarifleri, yüksek kalitede doğal bir ürün elde etme garantisi vermektedir. Örneğin, taze gül yaprakları, damıtılmış su ve buz gerekebilir, fakat damıtma işlevini yerine getirecek ağır bir tuğla veya benzer bir şeye de ihtiyacınız olacaktır.

MATE YAPRAĞI VE FAYDALARI:



DİĞER İSİMLERİ: ilex paraguayensis, mate, yerba mate, Paraguay tea, South American holly

MATE YAPRAĞI:

 aauifoliaceae familyasına aittir. Orta tropik bir bitki olarak, yüksek sıcaklığa ve yıllık 1500 mm üzerinde yağışa ihtiyaç duyar. Tropikal tepelerinde yetişen bodur bir ağaç türüdür. 12 ay boyunca yaprak dökmeyen bu bitki yerliler tarafından Tanrı’nın Ağacı olarak da anılmakta iken Avrupa’da da Yeşil Altın olarak isimlendirilmiştir. Bunun sebeplerinin başında bitkinin sadece doğal bir enerji kaynağı olması ve vermiş olduğu inanılmaz zindelik gelir.sifalibitkileriniz.com Etkili bir şekilde antioksidan içermektedir. Yerba Mate bitkisi inanılmaz bir şekilde 196 doğal bileşen içermekte ve bunların 144 adedi Yeşil Çayın da içeriğini oluşturmaktadır.

YETİŞTİRİLEN YERLER: Arjantin, Uruguay, Paraguay ve Güney Brezilya’ dır. Güney Amerika’nın milli içeceğidir. Avrupalılar tarafından yerlilerin yeşil altını olarak adlandırılır.

MATE YAPRAĞININ FAYDALARI:

İdrar söktürücüdür.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Açlık duygusu ve aşırı iştahı engeller.
Dokulardaki yağın hızlı yakılmasını sağlar.
Zihinsel aktivitenin artmasına katkıda bulunur.
Sindirim kolaylaştırıcı ve bağırsak çalıştırıcı etkiye sahiptir.
Bitkinin içeriğinde bol miktarda kafein olduğu için uyarıcı etkisi vardır.
İçeriğindeki antioksidan sayesinde dokuları zararlı dış etkenlere karşı korur.
Mükemmel bir enerji kaynağıdır. Vücudun ve zihnin erken yorulmasını engeller.
Diüretik etkiye sahiptir. Bu ödem giderici etkisi ile de özellikle karbonhidrat kısıtlı zayıflama rejimlerine olumlu katkı sağlar.
Kanı temizleyici, kalbi rahatlatıcı, saçları kuvvetlendirici, gelişme bozukluklarını giderici, stres azaltıcı, mide iltihabını ve uykusuzluğu giderici özelliklere sahiptir.

MATE YAPRAĞI NASIL KULLANILIR? :

Bir fincan kaynar suya 1-2 kahve kaşığı toz mate konarak çay gibi içilir.

Uyarı: Aşırı miktarda kullanılması sakıncalıdır.

BÖĞÜRTLENİN VE FAYDALARI


BÖĞÜRTLEN:

Beyaz çiçekleri yaz aylarında açan, kolayca bulunabilen dikenli ve çalı görünümlü bir bitkidir. Ham Böğürtlen kırmızı renktedir, olgunlaştıkça rengi kararır. Çileğe benzeyen meyvesi sulu ve tatlıdır. C Vitamini açısından zengindir
.
BÖĞÜRTLENİN FAYDALARI:

 Vücuttaki zararlı maddelerin temizlenmesine yardımcı olur. İyi bir antioksidandır. Tansiyonu düşürür ve bedeni güçlendirir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıları kesmeye yardımcı olur. Olgun Böğürtlen idrar söktürücüdür ve kabızlığa iyi gelir. Ham Böğürtlenin ise ishal kesici özelliği vardır ve fazlası kabız yapabilir. Böğürtlen gözleri kuvvetlendirir ve ayaklardaki şişkinliği azaltır. Basura iyi gelir.

BÖĞÜRTLEN NASIL KULLANILIR?:

 Böğürtlenin meyvesinden, yapraklarından ve köklerinden faydalanılır. Yaprakları kaynatılarak suyu ile gargara yapılırsa ağız, diş eti ve bademciklerdeki iltihaplara iyi gelir. Kökleri kaynatılarak suyu içilirse böbrek kumunun ve taşlarının düşmesine yardımcı olur. Böğürtlenden şurup ve reçel de yapılır. Şurubu göğüs ve solunum yolları rahatsızlıklarında oldukça yararlıdır. Ayrıca, böğürtlen yaralara sürülürse iyileşmelerini kolaylaştırır.