GÜNCEL&YEMEK

GÜNCEL&YEMEK
KÖŞEM

HAKKIMDA

Fotoğrafım
KÖRFEZ/KOCAELİ, MARMARA BÖLGESİ, Türkiye
1964'DE İZMİT'TE DOĞDU.LİSE TAHSİLİNİ İZMİT'TE TAMAMLADI.1984 SENESİNDE EVLENEREK İSTANBUL'A YERLEŞTİ.1986 ve 1988 DE MELİKE VE MERVE DOĞDU.KIZLARI KÜÇÜKKEN ÜNİVERSİTEYİ SOSYOLOJİ EĞİTİMİ ALARAK TAMAMLADI.HALEN İŞLETME OKUMAKTADIR.ÜSKÜDAR,KADIKÖY,KOCAELİ HALK EVLERİNDEN MEFRUŞAT,MİNYATÜR,TAKI TASARIMI,KUMAŞ BOYAMA,GÜMÜŞ KABARTMA ÇALIŞMASI,TAHTA BOYAMA,İNGİLİZCE,BİLGİSAYAR,TÜRK VE OSMANLI MUTFAĞI BÖLÜMLERİNDEN SERTİFİKALAR ALDI.26 YIL SONRA KOCAELİ'NE GERİ DÖNDÜ.BİRÇOK DERGİ VE GAZETELERDE YEMEK REÇETELERİ YAYINLANDI.YEREL KANALDA YEMEK PROGRAMI YAPTI.HALANIN YERİ TÜRK LOKANTASININ KURUCULARINDANDIR.İSTANBUL'DAKİ POLİTİKA ÇALIŞMALARINA KOCAELİ'DE DEVAM ETTİ.DSP'DE İKİ DÖNEM İL BAŞKAN YARDIMCILIĞI,İL VE KURULTAY DELEGELİĞİ,2014 GEBZE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞI,KADIN KOLLARI İL BAŞKANLIĞI, 25.VE 26.DÖNEM DSP KOCAELİ 1.SIRA MİLLETVEKİLİ ADAYI, DSP KADIN KOLLARI GENEL BAŞKANI OLDU.MART 2016 TARİHİNDE GÖREVİNDEN VE PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ.THÖKELİ İMRE & ZİRİNYİ İLONA MACAR DOSTLUK DERNEĞİ BAŞKANI.ADD KOCAELİ ŞUBESİ 2. BAŞKANI.HALEN KÖRFEZ İLÇESİNDE İKAMET ETMEKTEDİR.

ÖNSÖZ

MERHABA; SEVGİLİ YEMEK DOSTLARI!
YEMEK YAPMAK BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ VE ZEVKLİ BİR UĞRAŞ.TÜRK MUTFAĞININ MUAZZAM BİR MUTFAK OLDUĞUNA İNANANLARDANIM.ASLINI KORUMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR VE SAVUNUYORUM.DÜNYA MUTFAKLARINI DA BEĞENİYORUM ANCAK ÇOK PRATİK VE UYDURMA REÇETELERE KARŞIYIM.AİLEM SON DERECE FARKLI COĞRAFYALARDAN GELİYOR.BU YÜZDEN FARKLI YÖRELERİN BİR ÇOK YEMEĞİNİ EVİMDE PİŞİRİRİM.BABAM TOKATLI,ANNEM İSTANBULLU.ANNEMİN KÖKENİ EDİRNE,BEN İSE DOĞMA BÜYÜME İZMİTLİYİM. 26 YIL EVLİ OLDUĞUM YILLARDA İSTANBUL'DA İKAMET ETTİM.ESKİ EŞİM URFALIYDI.RAHMETLİ BABAM ASKER OLDUĞU İÇİN 35 YIL TÜRKİYE 'NİN FARKLI BÖLGELERİ VE FARKLI İLLERİNDE AİLEM İKAMET ETMİŞ.KONYA,ERZURUM,ANKARA,İZMİR,KAYSERİ,ESKİŞEHİR,İSTANBUL DOLAYISIYLA RAHMETLİ ANNECİĞİM HER İLDE BİR ÇOK YEMEK REÇETESİ ÖĞRENMİŞ VE BİZİM EVİMİZDE UYGULAMIŞTIR.EVLİLİK HAYATIMDA DA GÜNEYDOĞU YÖRESİ VE URFA MUTFAĞINI YAKINDAN ÖĞRENDİM.
YILLARDAN BERİ DERLEDİĞİM GELENEKSEL DAMAK ZEVKLERİMİZİ ,DÜNYA MUTFAKLARINI VE SON YILLARDA İNTERNET VASITASIYLA ÖĞRENDİĞİM REÇETELERİ SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.YEMEK SANATINA DAİR EDİNDİĞİM BİLGİLERİ SİZLERLE PAYLAŞMAKTAN BÜYÜK ZEVK DUYACAĞIM.AYRICA BLOĞUMDA GÜNCEL KONULARLA İLGİLİ YAZILARIMI DA PAYLAŞACAĞIM.
SEVGİ VE MUHABBETLE KALINIZ EFENDİM.
16 05 2007

31 Mayıs 2013 Cuma

PORTAKAL VE FAYDALARI


Portakal (citrus aurantium var)

Portakal turunçgillerin en şifalı bitkisi olarak adlandırılan ve birçok hastalığa şifa olan güzel meyvelerden bir tanesidir. İçerisinde bulunduğu C vitamini sebebiyle çocukların kemik gelişimi için çok yararlıdır.

İçerisinde birçok vitamin ve yararlı maddeler sebebiyle ilaç yapımında en çok kullanılan bitkiler arasında yer alır. Damar tıkınıklıkları ve sertleşmeleri, soğuk alğınlığı, kansızlık, ateş, grip, nezle gibi birçok hastalığa şifa olan bir meyvedir. Bunların yanı sıra kalıcı olan şeker hastalığına da birebir olan nadir meyvelerden bir tanesidir.


Hastalıkların yanı sıra cildin güzelleştirilmesi içinde kullanılır. Kabukları ile yapılan maskeler cildin güzelleşmesini ve sıkılaşmasını sağlar. Bunların yanı sıra zayıflamak için de bol bol portakal yenmelidir. Çünkü portakal mide de hazmı kolaylaştırır ve kişinin zayıflamasına katkıda bulunur. Yemekten yarım saat sonra tüketildiğinde yararları hızlıca görülür. Portakalın suyu sıkılıp içildiğinde de enfeksyon ve solunum yolu hastalıklarına şifa olmaktadır. Kabuklarını kaynatığ çay yaptığınız takdirde midenizin rahatlamasına ve baş ağrılarınınıza şifa bulabilirsiniz. Ancak portakalların kabuklarını iyice temizlenmeniz gerekir.

ÜZÜM



Dünyanın en yaygın ve sevilen meyvelerinden biri olan üzüm, besin değerleri bakımından da oldukça zengindir. Bol miktarda B vitaminleri ile C vitamini içeren üzüm, E vitamini ile potasyum, kalsiyum, magnezyum, sodyum, fosfor, demir ve kükürt minerallerini de içinde barındırır.

Üzümün Faydaları: Güçlü bir antioksidan olan üzüm kansere karşı koruyucudur. Vücuda ve beyne enerji ve kuvvet verir. Yorgunluğu giderir. İyileşmeyi hızlandırır. Unutkanlığa karşı faydalıdır. Sinirleri yatıştırır. Hazmı kolaylaştırır ve kabızlığı giderir. Böbrekleri çalıştırarak vücuttaki zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Kanı ve vücudu temizler. Bulantıları önler. Karaciğer ve dalak hastalıklarına, romatizma ve gastrit şikâyetlerine karşı etkilidir. Kan yapıcı bir besin olan üzüm kansızlara iyi gelir. Yüksek tansiyonu düşürür. Böbrek kumlarının ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Cildi güzelleştirir. Kuru üzüm damar sertliği ve yüksek tansiyona karşı faydalıdır.


Üzüm Nasıl Kullanılır? Üzümün meyvesi ve yaprakları taze olarak kullanılır. Ayrıca, üzümün kurutulması ile kuru üzüm elde edilebileceği gibi üzüm pekmezi ve üzüm suyu da yapılabilir. Kuru üzüm çok iyi bir enerji ve besin kaynağıdır. Mide ve bağırsak yaralarına iyi gelir. Üzüm çekirdeği kuersetin adlı madde içerir. Kan yapıcı ve damar sağlığını koruyucu etkilere sahiptir. Bu nedenle, üzüm çekirdeği atılmamalı ve üzüm, çekirdeği ile birlikte yenmelidir.

TÜTSÜ


Gölge:
Tütsüler hem güzel kokuları hem de bitkisel güçleriyle evinizi majikal olarak kuşatmanın en pratik yollarından biridir. Genellikle bir censor içerisinde, kömür tableti üzerinde yakılan doğal karışımların majikal gücü çok daha fazladır ve majikal yönden tercih edilmesi gereken bu şekildeki tütsü karışımlarıdır, ama iyi kalitede çubuk ve koni tütsüler de pratik olarak kullanılabilir.

Scott Cunningham'ın "The Magical Household" adlı kitabında eviniz için özel majikal amaçlarla yakabileceğiniz tütsüler ve etki alanları şu şekilde sıralanmıştır:

Badem (Almond): Bilgelik
Sedir (Cedar): Arınma, para, sağaltım
Kiraz (Cherry): Sevgi
Tarçın (cinnamon): Spiritüellik, sağaltım, koruma
Hindistan Cevizi (Coconut): Arındırma, rahatlama, cinsel çekimi azaltma
Günlük (Frankincense): Spiritüellik, koruma, şeytan-cin kovma (exorcism)
Gardenya (Gardenia): Sağaltım, spiritüellik, sevgi, huzur, barış
Yasemin (Jasmine): Sevgi, şans, para
Limon (Lemon): Arındırma, sevgi
Lotus: Spiritüellik, koruma
Misk (Musk): Tutku, cesaret
Mür~Sarı Sakız (Myrrh): Spiritüellik, koruma, sağaltım, şeytan-cin kovma (exorcism)
Paçuli (Patchouli): Sevgi, tutku, para
Çam (Pine): Arınma, para, koruma
Gül (Rose): Sevgi, sağaltm, koruma, şans
Sandal ağacı: Spiritüellik, koruma, sağaltım
Vanilya (Vanilla): Sevgi

*

Aynı Kitaptan Eviniz İçin Birkaç Pratik Tütsü Tarifi:


Evi Negatif Enerjilerden Arındırmak İçin

Sedir (Cedar) - 1 parça
Sandal ağacı - 1 parça
Mür~Sarı Sakız (Myrrh) - 1 parça

Öğütün, karıştırın ve ev içerisinde gerektikçe yakın.


Pratik Ev Arındırma Tütsüsü

Sandal ağacı- 1 parça
Tarçın çubuğu - 1 parça

Havanda beraberce ezin ve gerektikçe yakın.


Eve Sağlığı Geri Getirmek İçin

Mür (Myrrh) - 2 parça
Adaçayı (Sage) - 1 parça
Biberiye~Kuşdili (Rosemary) - 1 Parça
Sandal ağacı - 2 parça

Evde hastalık varken yakılması tavsiye olunur.


Eve Zenginlik ve Bolluk Getirmek İçin

1 çimdik ev tozu (evin tozlanması işe yarayabiliyormuş :))
Günlük (Frankincense) - 3 parça
Mür~Sarı Sakız (Myrrh) - 1 parça
Paçuli (Patchouli) - 1 parça
Yenibahar (Allspice), Muskat (Nutmeg) ve Zencefil (Ginger) karışımı - 1/2 parça

Bu bitki ve baharatları birlikte öğütün, her perşembe bir aynanın önünde yakın.


Ev Koruma Tütsüsü

Basil - 1/2 parça
Frankincense - 1 parça
Mür (Myrrh) - 1/2 parça
Çam (Pine) - 1 parça
Adaçayı (Sage)- 1/2 parça


Beraberce öğütün ve gerektikçe yakın.

ÇÖREK OTUNUN FAYDALARI


Kanser tedavisinde en etkili ikinci tedavi yöntemi ise kanser hastalarının her gün çörek otu yemeye devam etmeleridir. Bu, asla terk edilmemesi gereken önemli bir husustur.

Kanser tedavisinde önem derecesine göre üçüncü sırada kesinlikle hurma gelmektedir. Hurmanın kanser hastalığını tedavi etmekteki faydalarını anlatmakla bitiremeyiz. Hurma gıdaların şahıdır, en büyük şifa kaynağıdır.

Kanser hastalığında en etkili dördüncü tedavi yöntemi ise balın ve özellikle ama özellikle bal ürünlerinin (polen, propolis, arısütü) her gün tüketilmesidir. Bu ehemmiyetle uyulması gereken çok zaruri bir husustur.

Kanser hastalığına yakalanmamak hususunda her gün yeşilçay içilmesi çok çok faydalı bir çaredir.


Hergün zeytin yenilmesi ve halis zeytinyağı tüketilmesi, insanı uzun ömürlü yapar ayrıca kanser illetine karşı korunma hususunda da çok çok faydalı bir yöntemdir.

KAYBETMEK İÇİN DOĞANLARIN 10 ORTAK ÖZELLİĞİ


KAYBETMEK İÇİN DOĞANLARIN 10 ORTAK ÖZELLİĞİ

Bir filozof, “Hayat doğduğumuzda hepimize bir mermer bloğu verir. Bazılarımız ondan güzel bir heykel yaparız, bazılarımız ise hoyratça peşimizden sürükleyip paramparça ederiz” demişti.

Kaybedenler de kazananlar gibi benzer ve farklı özelliklere sahiptir. Bazıları Leonard Cohen’in deyişiyle ‘görkemli kaybeden’dir. Bazıları ‘yokluğu anlaşılmaz’dır.

Bazıları kaybederken başkalarına da zarar verir. Bazıları ise ‘sadece kendine zararlı’ kaybedendir. Kazananlar gibi kaybedenler de, ‘felsefeli kaybedenler’ ve ‘felsefesiz kaybedenler’ diye ikiye ayrılabilir.

Kazanmak gibi, kaybetmek de bağımlılık yapabilir. Kaybetmişliğiyle barışmanın ötesine geçip, kaybetmeyi kimlikleştirmek de mümkündür. Bu bağlamda ‘param yok’ demekle, ‘ben fakirim’ demek arasında dağlar kadar fark vardır. Kaybetmeyi kimlik haline getirmek, -ki bunun Türk usulü versiyonu arabeskleşmedir- kaybetmeyi kalıcı ve ‘sürdürülebilir’ hale getirir.

Kaybeden olmak için de bazı şekillerde düşünmek, bazı şekillerde davranmak, bazı şeylere inanmak gerekir. Kaybeden olmanın da yapılacaklar ve yapılmayacaklar listesi vardır. Kaybetmek için doğanlar pek fark etmeseler de, kaybetmek için de çaba harcamak gerekir!

Peki hayat oyununda kaybetmeye yatkın insanların, düşünce ve davranışlarında sıklıkla karşılaşılan ortak özellikler nelerdir?

1- İç disiplin yetersizliği

Başarısız insanların birinci ortak özelliği, irade gücü zayıflığıdır. Kendini içinden disipline ederek, bir amaca doğru harekete geçirememek bu insanların en büyük eksiğidir.

İrade gücü, insanın kendi iç güçlerini bir mercek gibi toplayıp, bu gücü bir amaca yöneltmektir. İradesi zayıf olduğu için kendini kontrol edemeyenlerin, olayları ve diğer insanları yönetmesini beklememek gerekir.

2- Zaman kullanım bilincinde zayıflık

Başarılı ya da başarısız herkesin 24 saati vardır, farkı yapan bu zamanı nasıl kullandıklarıdır. Başarmak istediği işleri, bir zaman çerçevesine oturtup, yani ‘işleri takvime bağlayıp’ sonra da kendini o programına göre denetleyenler, iyi bir kişisel organizasyon sistemi kurmuştur.

Belli bir amaç ve yön duygusuyla hareket etmeyenler, zamanının değerini de bilemez. Yapılacak işleri olanlar için zaman geçer, bir amacı olmayanlar içinse zaman döner! Sabah olur, öğlen olur, akşam olur, tekrar sabah olur!

3- Başarıyı dış faktörlere bağlama eğilimi

Bernard Show ünlü esprisinde, “Başarı tamamen şansa bağlıdır, inanmıyorsanız başarısızlara sorun!” der. Başarısızların, hayatlarındaki sonuç-ları kendi karar ve seçimlerine bağlamak yerine, kader, kısmet, şans ve şartlar gibi dışsal faktörlere bağlama eğilimi yüksektir.

Egolarını savunmak ve öz saygılarını korumak için, başarısızlığı “Rüzgar karşıdan esiyordu, hakem karşı tarafı tutuyordu” gibi dış faktörlere bağlarlar. Bu tutumun tehlikesi nedir? İnsanlar başkalarını ve şartları çok fazla suçlarsa, öğrenmeye zaman bulamaz.

4- ‘Saydı’ tipi düşünmeye yatkınlık

Başaranlar, önlerindeki şartlardan nasıl başarılı bir sonuç çıkarabileceklerini düşünür. Başarısızlık merkezli düşünenler ise, ‘başka şartlarda olsa-lardı’ neler yapabileceklerini anlatıp durur. Bu ‘saydı’ tipi düşünmedir. Bu tür kadınlar, ‘erkek doğsalardı’ neler yapabileceğini anlatırken, bu tür erkekler ‘kadın doğsalardı’ neler yapabileceklerini sayıklar.

Daha ilkokula bile gitmemiş olan İbrahim Tatlıses, “Urfa’da Oxford olsaydı, biz de giderdik” der! Kısacası, başarı sonuç alır, sevinir ve susar. Başarısızlık konuştukça konuşur. Çünkü elinden iş gelme-yenlerin, dilinden çok söz gelir! Cenap Şahabettin’in deyişiyle “Yerinde sayanlar yürüyenlerden daha çok gürültü çıkarır.”

5- Arabeskleşmeye yatkınlık

Başarısızlığa götüren tavırlardan biri de arabesk düşünmeye yatkınlıktır. Arabesk hayat görüşü sürekli bir ‘başarısızlık beklentisi’ içindedir. Kendini ‘bela paratoneri’ gibi görür.

Arabesk söyleyerek başarılı olunabilir ama arabesk bir dünya görüşüyle başarıdan başarıya koşmak pek mümkün değildir. Arabesk tavırlılar, söylemek yerine söylenmeye yatkın; anlatmaktan çok alınmaya eğilimlidir. Sürekli bir ‘kurban psikolojisi’ içinde kıvranır. Eziklik ile ezme içgüdüsü arasında savrulur, ‘doğru dozda tavır’ sorunu yaşarlar.

6- Atalet ve tembelliğe yatkınlık

Bir şeyi yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Onu niçin yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz. İsterseniz nasıl yapabileceğinizi de biliyorsunuz. Yapmamakla neler kaybettiğinizi de biliyorsunuz. Yaparsanız neler kazanacağınızı da biliyorsunuz. Elinizi kolunuzu bağlayıp, yapmanızı engelleyen birileri de yok.

O halde sizin içinizde olup, sizi durduran nedir? Atalet!

Atalet, miskinlik, tembellik, üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi hareket etmek, yılgınlık demektir. Kaybedenlerin ana ruh hali, tembellik ve atalet psikolojisidir.

7- Kaybetme korkusundan kazanmaya kalkışmama

Bİr araştırma insanların “Ya başaramazsam” diye korkanlar ve “Ya başarırsam” diye korkanlar diye ikiye ayrıldığını göstermiştir. Pek çok insanda, başarısızlık korkusundan çok ‘başarı korkusu’ olduğu ortaya çıkmıştır.

Başarı korkusu, bazı kişiler-in başarılı olunca samimiyetlerini kaybedeceklerini, arkadaşları tarafından eskisi gibi sevilmeyeceklerini, ‘insanların onlara çıkarları için yaklaşacağını’ düşünüp, başarıdan uzak durması demektir.

Önemli bir diğer grup ise, ‘ya başarılı olduktan sonra zirvede kalamaz, gördüğümden eksik yaşarsam’ kaygısıyla başarıdan uzak durmaktadır. Kısacası, başarısızlar hem ‘ya başarırsam’dan, hem de ‘ya başaramazsam’dan korkarlar!

8- Psikolojik iç sabotajlara yatkınlık

Başarısız insanların beyninde, psikolojik iç sabotaj mekanizmaları bolca bulunur. Beyinleri adeta şizofrenik bir ikiye bölünmüşlük halindedir. Bir tarafları inşa ederken, diğer tarafları imha eder. Bir tarafları ileri iterken, diğer tarafları geri çeker.

Neyin doğru neyin yanlış olduğu, neyin ileriye götürdüğü, neyin geride bıraktığı konusunda net değillerdir. Başarı konusunda derin bir kafa karışıklığına sahiptirler. Kafası net olmayan insanların, eylemleri de net olmayacaktır. Nazımın bir deyişini biraz değiştirirsek, “Bana kafanızın içinde başarının net bir resmini yapabilir misiniz?”

9- Kendini geliştirmeye kapalılık, kurnazlığa yatmak

Azgelişmiş insanların, katakulli kapasitesi çok gelişmiş olur! İşini en doğru ve verimli şekilde nasıl yapacağına kafa yormak yerine, önce o işin kurnazlığına kafa yormak, tipik bir ‘azgelişmiş başarısız insan’ tavrıdır. Bu tür insanlar, ülkemizde çoğunluk olduğu için, yaygınlıktan gelen rahatlığa sahiptirler. Kurnazlık, otoriter ve azgelişmiş toplumlarda yaygındır.

Ege Cansen’in deyişiyle ‘bilgi açığını kurnazlıkla, beceri yetmezliğini ise kabadayılıkla kapatma’ eğilimi başarısızların karakteristiğidir. Başarısızların çoğu yeni şeyler öğrenmeye kapalı bir zihin yapısına sahiptir. Hayat ve başarı üzerine yeni şeyler öğrenmektense, kendi arabesk ezberlerini tekrarlamayı tercih ederler. Yaşadıkları olaylardan çıkardıkları dersler bile, daha önce çevreden duydukları kulaktan dolma fikirlerdir.

10- Başarı hakkında yanlış yargılara sahip olmak

Başarılı insanlar ‘başarının sırrı’nı bilir. Başarısız insanlar da bilir! Arada bir fark vardır, başarısızlar yanlış bilir! Daha da kötüsü, bazıları doğrusunu bilmek de istemezler! Çünkü başarının kendi ellerinde olabildiğine inanmak, insanı sorumluluk altına iter. Nasıl başaracağını öğrenip hayatının sorumluluğunu taşımak yerine, kişisel gelişim kitaplarını ve yazarlarını suçlamak çoğu insana daha kolay gelir.


Başarı da, futbol ve siyaset gibi, hemen herkesin fikir sahibi olduğu ama çok az insanın birinci sınıf bilgi sahibi olduğu bir alandır. Beynimiz başarı hakkında hurafeler ve ‘leylek hikayeleri’yle dolu. Başarısızların, yapması gereken ilk şey, başarı üzerine yeni şeyler öğrenmek değil, başarı hakkında bildiklerinin bazılarını unutmaktır!

ITIR ÇİÇEĞİ VE FAYDALARI


ITIR ÇİÇEĞİ VE FAYDALARI

Diğer İsimleri: Çobaniğnesi, Turnagagası, Leylekgagası, Pelargonium odoratissimum

Itır Çiçeği (Pelargonium graveolens): Kumlu topraklarda yetişen, yaprakları güzel kokulu, beyaz ve pembe renklerde çiçekler açan bir süs bitkisidir. Çobaniğnesi adıyla da bilinir. Uçucu yağ, şeker ve tanen içerir.

ITIR ÇİÇEĞİNİN FAYDALARI:

İshali keser.
Kanı temizler.
Sakinleştiricidir.
Cildi güzelleştirir.
Nikriste faydalıdır.
Boğaz ağrılarını giderir.
Mide ve bağırsak gazlarını söktürür.
Bağırsak parazitlerini düşürmeye yardımcı olur.
Ciltteki yanıkları, egzama ve akne şikayetlerini giderir.

ITIR ÇİÇEĞİ NASIL KULLANILIR?:

 İshal ve kanama şikayetlerinde haşlanarak çay gibi içilir. Gargarası boğaz ağrılarına iyi gelir. Cilde olan faydası nedeniyle losyon yapımında da kullanılır. Ayrıca, güzel kokusu ve görünüşünden dolayı süs bitkisi olarak kullanımı oldukça yaygındır.

Çay: 2-5 gr. kadar kurutulmuş ıtır yaprağının üzerine 4 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle demlendirilerek elde edilen infüzyon, günde iki-üç bardak içilebilir.

Itır Çiçeği Banyosu: egzama gibi döküntülü deri hastalıkları, ağır iyileşen yaralar, fistül, ülser ve uçuk tedavisine uygulanmaktadır. Cildin hastalıklı bölgelerine günde bir defa 20 dakika ıtır çiçeği banyosu yapılır.


UYARI:

Hamileliğin ilk 3 ayında kullanımı sakıncalıdır.

ZAHTER VE FAYDALARI


ZAHTER VE FAYDALARI

Zahter (Thymbra spicata): Pembe renkli çiçekler açan, 50 cm boylarında bir bitkidir. Kara kekik ya da dağ kekiği olarak da bilinir. Uçucu yağ ve tanen içerir.

ZAHTERİN FAYDALARI:

İştah açar. İdrar söktürür.
Mide, karın ve baş ağrısına iyi gelir.
Uyarıcı ve bedeni kuvvetlendiricidir.
Yaraların iyileşmesine yardımcı olur.
Sara krizini önler.sifalibitkileriniz.com
Mantar şikayetlerine karşı da faydalıdır.
Hazmı kolaylaştırır. Kolesterolü düşürür.
Sinirleri kuvvetlendirir. Kalp çarpıntısını giderir.
Mikrop öldürücüdür. Ergenlik sivilcelerine iyi gelir.
Bağırsak, böbrek ve mesane şikayetlerinde faydalıdır.


ZAHTER NASIL KULLANILIR? :

Bitki çiçekleriyle birlikte toplanıp kurutulduktan sonra toz haline getirilir ve çay ya da kahve olarak tüketilebilir. Baharat olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca, haricen yaraların üzerine mikrop öldürücü olarak sürülebilir. Hamilelikte ve guatr şikayeti olanlarda kullanımı tavsiye edilmemektedir.

RAHATLATICI BİTKİ ÇAYLARI


Uykuya dalmakta güçlük çekiyorsanız ya da aşırı stresli bir hayatınız varsa sakinleştirici ve uyku ilacı kullanmak zorunda değilsiniz. Akşamları içeceğiniz bir fincan sıcak çayla rahat bir uykuya dalabilmek ve sabah dinlenmiş olarak uyanabilmek mümkün.

Yatıştırıcı Çay:
1 tatlı kaşığı melisa, 1 tatlı kaşığı kuru papatya çiçeği, Yarım tatlı kaşığı sarı kantaronu karıştırarak 1 bardak kaynar suyun içine atın ve 10 dakika bekledikten sonra süzün.

Yatıştırıcı Çay 2:
1 tatlı kaşığı ada çayı, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 tatlı kaşığı mercanköşk, 1 tatlı kaşığı papatya karıştırılarak bir bardak sıcak suda bekletildikten sonra süzülerek içilir.

Rahat Uyku Çayı: 2 tatlı kaşığı gül yaprağı, 1 tatlı kaşığı nane, 1 tatlı kaşığı yasemin, yarım tatlı kaşığı tarçın, 1 tatlı kaşığı pelin karıştırılarak bir süzgeçle bardağın üzerine koyulur. Üzerinden 1 bardak kaynamış su dökülerek içilir.

Akşam Çayı: Sakin bir akşam geçirmek ve kolaylıkla uyuyabilmek için 1 tatlı kaşığı gül yaprağı, 1 tatlı kaşığı lavanta, 1 tatlı kaşığı limon otu, 1 tatlı kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı ebegümeci çiçeği, 1 tatlı kaşığı nane, bir çay topu ya da demliğe koyularak üzerine kaynar su dökülür ve 10 dakika bekletildikten sonra içilir.

Uykusuzluk Çayı: 1 tatlı kaşığı mine çiçeği yaprağı, 1 tatlı kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı kuru nane karıştırılarak kaynar su eklenir. 8 dakika bekletildikten sonra süzülerek içilir.

Stres Azaltıcı Çay: Stresi azaltır, bel ve boyun bölgelerini gevşeterek uyku getirir. 1 tatlı kaşığı taze nane, 1 tatlı kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı aynisefa çiçeği karıştırılarak kaynar suda 10 dakika bekletilir. Bal, şeker, krema gibi şeylerle tatlandırılarak içilir.

Rahatlatıcı Çay: Yatıştırıcı, huzursuzluğu gideren ve aynı zamanda uyku veren bir çaydır. 1 tatlı kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı lavanta, 1 tatlı kaşığı melisa, 1 tatlı kaşığı mercanköşk, 1 tatlı kaşığı mine çiçeği, 2 bardak su bir tencerede kaynama noktasına kadar bekletilir. Ateşten alınıp soğumaya bırakılır. Ilık ya da soğuk olarak gün içinde tüketilir. Buzdolabında saklanabilir.

Panik Atak Çayı: Stres ve uykusuzluk için de kullanılabilir. 1 kaşık papatya, 1 kaşık yasemin, 1 kaşık lavanta, 1 kaşık sarı kantaron, 1 kaşık şerbetçi otu, 1 meksika biberi kaynar suda 10 dakika bekletildikten sonra tatlandırılarak içilir.

Tatlı Rüyalar Çayı: Yarım fincan gül taç yaprağı, yarım fincan papatya, yarım fincan lavanta, 2 tatlı kaşığı kuru nane, 1 fincan pelin otu, 1 tutam kedi nanesi 1 litre kaynar suda 15 dakika bekletildikten sonra süzülerek birer fincan içilir.

Gevşeme Çayı: 2 tatlı kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı melisa, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 tatlı kaşığı rendelenmiş limon kabuğu karıştırılarak fincana koyulur. Üzerine bir bardak kaynamış su dökülerek 10 dakika bekletildikten sonra tatlandırılarak içilir.


Uyku Çayı: 2 tatlı kaşığı şerbetçi otu, 1 tatlı kaşığı lavanta, 1 tatlı kaşığı biberiye,1 tatlı kaşığı kekik, 1 tatlı kaşığı pelin otu, 1 tatlı kaşığı ada çayı karıştırılarak bir demliğe koyulur ve bir bardak soğuk su eklenir. 3 dakika kaynatıldıktan sonra süzülerek içilir. Çok miktarda hazırlanarak saklanabilmektedir.

ÜZÜM SİRKESİNİN FAYDALARI

Üzüm Sirkesinin Faydaları

üzüm sirkesi tam bir ilaçtır. İştah açıcı olarak, salata ve turşular içine dökülen sirkenin insan sağlığına sağladığı faydalar şu şekilde özetlenebilir;

* Yorgunluk ve uykusuzluk için yatmadan önce sirkeli su içilmesi,

* Boğaz ağrılarında, sirkeyle gargara yapılması,

* Nasırların ve sertliklerin üzerine, sirkeyle ıslatılmış ekmek konulması,

* Su ile kaynatılıp buharına durulursa baş ağrısı, astım ve cilt lekelerine iyi gelmesi,

* Güneş yanığına sürülmesi,

* Bal karıştırılmış sirkeli su her gün içilirse, düzenli kilo verilmesi,

* Siğillere, sirke döküp üzerine kabartma tozu serpilir ve 15 dak. sonra toz silkelendiği zaman,

* Kaşıntılara ve cilt çatlaklarına sirke sürülmesi,

* Sirkeli bezin mide üzerine konmasında bulantı ve kusmayı önlemesi,

* Sirkeli bezin varislere konması,

* Sirkenin orta dereceli yanıklarda da kullanılması,

* Kepekli ve mat saçlar için durulama suyuna sirke ilave edilmesi,

* Cildi yumşatmak, parlatmak için banyo suyuna bir miktar sirke ilave edilmesi,

gibi birçok faydası vardır.


Bunun yanısıra hijyen amaçlı olarak sirke kullanılabilmektedir. Lavabo banyo gibi sert zeminleri temizlemek için ve sebze ve meyveleri mikroplardan temizlemek için sirkeli su kullanılır.

VİCKSİN FAYDALARI


Ayak tabanlarımızın yağı emen özel bir yapısı vardır. Bu nedenle eğer tabanınıza örneğin sarmısak sürerseniz yaklaşık 20 dakika sonra tadını ağzınızda alırsınız. Bunu bulan bilim adamları nedenini bilmiyor henüz ama bu etki bize bir tedavi olarak geri dönüyor.

Özellikle çocuklarda (ve tabi büyüklerde) gece uyutmayan şiddetli öksürük durumunda ayak tabanınıza güzelce Vicks merhem sürün ve kalın bir çorap giyin. Beş dakika içinde öksürüğün kendiliğinden geçtiğini göreceksiniz. Her zaman %100 çalışır ve çocuklara ağır öksürük ilaçları vermekten daha etkilidir



Ayrıca sinek ısırıklarına vicks sürün, kaşıntıyı hemen alır